Posta kutularından
aşk kutusunda
07 Mayıs 2008
Uzun, temiz, turkuaz renge sahip bir deniz kıyısında, kumsaldayız bugün. Öğleden sonra, bir zaman diliminin içine hapsolmuşuz. Kumdan kaleler yapmışız içinde yaşayabileceğimiz. Ama dalgalar sorumsuzca yıkmış hayallerimizi, ötesini, seni, beni.
Şimdi, tek tek havaya savrulan kum tanelerinin peşinde koşuşturmaktayım. Sen kumsalın bir ucunda kaldın bense diğer ucunda ilerlemekteyim adım adım. Hayallerimize ait her şeyi toparlamak isterken ben, sen iyice kayboluyorsun göz bebeklerimden.
Gel... Takip et kumsalda bıraktığım ayak izlerini. Dalgalar silmeden ayak izlerimi ve karanlık çökmeden şuralara.
Gel...
Kaybolsada ayak izlerim ve çöksede karanlık bedenlerimizin üzerine. Bir ateş yak kumsalın diğer ucundan. Orada olduğunun altını çiz kızıl alevin ateşiyle. Soğuk olur geceleri bu kıyılar. Ve üşütme kendini, yaklaş ateşe bedenim gibi. Isıt ateşle ellerini sanki koynumdaymış gibi.
Sen bekle orada. Yaklaşıyorum köz olan her ateş parçasında.
Sevgiyle orada kal. Hasretle ve özlemle...